geri döndüm tam on yıl sonra

 2011 yılında bir blog açmış, büyümüş, anneannemi kaybetmiş, şirazem kaymış, kaybolmuş ve sonra dayımın intiharına tanık olmuştum. sonra ve esnasında bir dolu hatalar, korkular, yanılgılar ve yalnızlık ile hüzünle karışık deliliğin sınırında günler olmuştu. biraz zaman geçmiş ve vicdanımın yangısıyla kendimi özümle buluşturmuş, canım yana yana ve bunu kendimi hatırlata hatırlata kendimi kendim etmiştim. güzel günler, umutlu ve keyifli günler. sonra tekrar büyük bir kayboluş, canavarların arasında bir kahraman mitosuna sığınarak özümü doğru tutmaya çalışma, yetişkinliğe geçiş, hayvandan bozma insanların arasında mide bulantısı ile geçen günler, doğru bildiğim her şeyi yanlış ve kendimi eksik ve büzük sandığım günler. Allah'ın bana tekrar ruh üflemesi. kendimi bana hediye etmesi. kendimle olan savaşımın bitmesi. bitiyor olması en azından. insan ile insan görünümlü hayvaniler arasındaki farkı algılamam. doğru bildiğim bütün ilke ve prensiplerin aslında bu hayvaniler tarafından yok sayıldığını ve bu mide bulantısına rağmen bunların farkında olarak, farkındalıkla ilerlememi ve bunun gerektiğini fark etmem. hayatın devrim niteliğindeki büyük patlamalardan ibaret olmadığını, özgürlüğün hürlüğün erdemliliğin ve temiz bir kalbin benim için çok önemli olduğunu, kötü gün dostu kadar iyi gün dostlarının önemli olduğunu fark ettiğim bir yaştayım. her şey ile kavga ederek inatlaşarak ve savaşarak istediğim kazanımları elde edemeyeceğimi, onursuzların arasında azıcık çakallık yapmanın da gerektiğini düşündüğüm yaştayım.


hala yalnızım. aradığım o büyük kadersel aşk var mı? yok mu? yalnızlığım bitişi? korkuyorum ve artık kalbim de güceniyor. bir yandan da onların yalanlarını görüyorum. iğreniyorum.


on yıl sonra resim yaptım. hem de pastel boyayla. çocukluğumu ziyaret ediyorum ve misafirliğimi sürdürmek niyetindeyim zira burası öyle oyuncu, öyle keyifli ve öyle güneşli ki. misafirliğimi bitirmeye niyetim yok. devam etsin istiyorum ve benim yuvam hem çocukluğum hem gazideki zamanlarımdan harman ama daha sağlıklı daha dengeli daha ölçülü bir zihin, iç ses ve düşünceler ile duygular olsun istiyorum.


korkularım mı azaldı ben mi yüzleştim yoksa yaşadıklarımdan duyarsızlaştım mı? her ne olduysa iyi ki oldu çünkü atlas gibi sırtlamaktan dünyayı, mutsuzmuşum ve farkında değilmişim.


dünya çok büyük ve çok güzel bir yer. yaşanacak öyle güzel anlar öyle güzel anlar var ki. öyle güzel yıllar, aylar, haftalar ve günler. kendimi kendi küçük kutumdan çıkarıyorum. keşfetmek, (güvenli) maceralara atılmak, neşelenmek ne güzel. cumburlop atlayıvermek hayata ve farkına varmak, doğru dünya beyhude ve sonumuz sonsuz amma ben buradayım varım bir bedenim var ihtiyaçlarım var ve benim de haklarım var dünyevi olandan demek. kendi küçük önyargılar ve önbilişler kutumdan çıkıp önce dünyaya ve onunla birlikte yaşama açılacağım. yaşanacak ne çok güzellik var. ne büyük mutluluklar. dünyam sonsuz. önceden böyle değildi. dar bir kutunun içinde kıyma gibi çekiliyordum ve ayrıca çekiyordum da kendimi. artık sonsuzum çünkü hürüm, özgürüm. benim ruhuma iyi gelen ve kıymet verdiğim şeyleri alıp yanıma geri kalan her şeyi de bırakıyorum yavaş yavaş. 



kendimi kendimden azad etmeyi öğreniyorum. kökleniyorum. sörfü öğreniyorum. eskisi kadar korkmuyorum. hayatın içine karıştım ve ben varım demeyi deneyimliyorum.


ne güzel oldu blog açtım yeniden.


belki kimse okumayacak ama ben okuyacağım.


edebiyata da dönmüş oldum böylece hem :)



Yorumlar